Yuvadan düşmüş bir yavru bulmak ya da kafeste yeni çıkmış civcivleri sahiplenmek, ilk bakışta göründüğünden daha fazla dikkat isteyen bir süreçtir. El beslemesinde iki şey her şeyin önüne geçer: sıcaklık ve gıdanın doğru kıvamı. Bu ikisi yerine oturmadan verilen en kaliteli mama bile işe yaramaz, çünkü soğumuş bir yavrunun sindirim sistemi çalışmayı bırakır. Aşağıda, yavru kuş bakımı konusuna yeni başlayan birinin adım adım izleyebileceği bir çerçeve bulacaksınız.
Başlamadan önce şunu belirtmek gerekir: el beslemesi, anne kuşun beslemesinin yerine geçen bir zorunluluk çözümüdür. Yavrular anneleriyle birlikteyse ve düzenli besleniyorsa müdahale etmemek en iyisidir. El beslemesine yalnızca yavru terk edilmişse, anne besleyemiyorsa ya da evcilleştirme amacıyla bilinçli bir plan yapıldıysa geçilir.
Tüysüz bir yavru kendi vücut ısısını üretemez. Bu yüzden ortam sıcaklığı, mama kadar hayati bir besleyici gibi düşünülmelidir. Isı düşerse kursak boşalmaz, mama içeride ekşir ve yavru birkaç gün içinde kaybedilir.
Kuluçkalık ya da basit bir kutu-kuvöz düzeneğinde hedeflenecek sıcaklıklar kabaca şöyledir:
| Dönem | Ortam sıcaklığı |
|---|---|
| Yeni çıkmış, tamamen çıplak | 34–36 °C |
| Tüy kalemleri belirmiş | 30–32 °C |
| Vücut tüylerle kaplanmış | 27–29 °C |
| Kanat çırpmaya başlamış | 24–26 °C, sonra oda sıcaklığı |
Sıcaklığı tahminle değil termometreyle takip edin. Termometrenin ucu yavrunun bulunduğu yüzeyde, lambanın hemen altında değil, yan tarafta olmalı. Yavrunun davranışı da iyi bir göstergedir: kanatlarını açıp ağzını açarak soluyorsa sıcak, birbirine ya da köşeye sıkışıp titriyorsa soğuktur. Rahat bir yavru gevşek durur ve aralıklarla uyur.
Aşırı kuru hava, deriyi ve gagayı çatlatır; kursaktaki mamanın da hızlı kurumasına yol açar. Kutunun bir köşesine konan küçük bir su kabı çoğu durumda yeterlidir. Buna karşılık hava akımı olmayan kapalı bir kap, nemi yoğunlaştırıp mantar sorunlarına davetiye çıkarır. Kapağa açılacak birkaç delik ile hem ısıyı tutan hem de nefes alan bir düzen kurulabilir.
Kaygan yüzey, bacakların yana açılmasına neden olur. Kağıt havlu ya da temiz bez, üstüne serilen ince bir yumuşak katmanla birlikte iyi bir seçenektir; talaş kullanmaktan kaçının, çünkü yavru yutabilir. Altlık günde en az bir kez, kirlendiğinde hemen değiştirilir. Kafes düzeni, tünek yerleşimi ve aydınlatma gibi konularda evde kuş bakımı için hazırladığımız ortam rehberi tamamlayıcı bilgi verir.
En güvenli seçenek, kuş türüne uygun hazır yavru kuş el besleme mamasıdır. Toz mama, kaynatılıp ılıtılmış su ile karıştırılır. Kıvam yaşa göre değişir:
Ekmek-süt karışımı, inek sütü, insan bebeği maması ve haşlanmış yumurtayla yapılan ev karışımları yaygın ama riskli tercihlerdir. Kuşlar laktozu sindiremez; ayrıca bu karışımların kalsiyum-fosfor dengesi tutmaz ve bacak deformiteleriyle sonuçlanabilir. Mama her beslemede taze hazırlanır, artan kısım dökülür.
Mama 38–40 °C arasında verilir. Daha soğuğu kursağı durdurur, daha sıcağı kursak duvarını yakar ve bu yanık genellikle cerrahi müdahale gerektirir. Mikrodalgada ısıtmak sıcak noktalar bıraktığı için sakıncalıdır; sıcak su banyosunda ısıtıp karıştırdıktan sonra termometreyle ölçmek en doğrusudur.
Yavruyu düz bir yüzeyde, gövdesi hafif yukarı bakacak şekilde tutun. Şırınga ya da kaşığı gaganın sol tarafından, sağ omuza doğru yönlendirin; böylece mama yemek borusuna gider. Yavru yutkunma refleksiyle başını sallıyorsa doğru yoldasınız. Zorla, refleks olmadan mama vermek soluk borusuna kaçmaya ve akciğer enfeksiyonuna yol açar. Kursak dolduğunda hafif şişkin ama gergin olmayan bir görünüm alır; her beslemede tıka basa doldurmak yerine %80 dolulukta bırakmak daha güvenlidir.
Genel ilke şudur: bir sonraki besleme, kursak neredeyse boşaldığında yapılır.